19 Ocak 2017 Perşembe

Maybelline : Baby Lips Balm&Blush

Birkaç yıl kadar once, Maybelline bir ürün çıkarmıştı.


Ruj formlu köpük bir allıktı bu ve o kadar canlı, parlak ve tatlı bir pembelik veriyordu ki yüze, hani şu makyajınız biraz az olduğunda, "Ay neyin var hasta mısınnnnnn" teyze ve ablalarına fırsat vermiyordu hiç, öyle diyeyim :)

Sonra neden bilmem Maybelline bu ürünü piyasadan çekti ve ben de o gün bugündür o benzerde bir allık arayışındayım.

Geçtiğimiz günlerde Gratis ziyaretimde, Maybelline'in balm&blush özellikli ve Baby Lips isimli bu ürününe denk geldim.


 
Şeker kutusu gibi görünümünden etkilenip 02-Flirty Pink numara olanından bir tane sepete attım. Ben aldığımda 10-TL civarında bir fiyatı vardı. Fakat sanıyorum o esnada Gratis indirimde idi. Daha sonra birkaç yerde bu ürünü 15-TL civarında bir fiyata gördüm.
 
 
Gerçekten pembesi çok tatlı. Oldukça geniş alanlı bir ürün. Ben dudakta da yanakta da denedim. Hafif bir pembe olduğu için dudakta kendini pek belli etmiyor ama allık olarak adeta bir kurtarıcı diyebilirim.
 
 
Dudakta söylediğim gibi pek bir belirginliği yok. Üstteki fotoda birkaç kat ısrarla sürdüğüm halde, hafif bir pembelik ve ışıltı dışında herhangi bir fark yaratmıyor. Fakat dudak kuruluğu veya hafif bir renk verilmek istendiğinde kullanılabilir. Zaten iddiası da ruj değil, balm olduğu yönünde :)
 
Bu haliyle bana Nivea'nın ışıltılı dudak bakım kremlerini hatırlattı, ki onların ışıltı miktarının - bilhassa şeftalili olanın, çok daha yüksek olduğunu belirtmeliyim. O da başka bir yazının konusu olsun.
 

 
Allık olaraksa kurtarıcı olduğunu söyleyebilirim. Makyajınız uçtuğunda ve biraz renklenmeye ihtiyacınız olduğunda, hemen sürüp parmak uçlarınızla dağıttığınızda yeterli ve tatlı bir pembelik bırakıyor. Dolayısıyla benim, ofiste masa üstü ürünlerimden biri oldu bu ürün. Balm etkisi için hafif bir pembelik-ışıltı için tercih edilebilir, allıkta ise pratik, ufak ambalajlı ve sünger-fırça kullanılmadan uygulanabilecek bir ürün arıyorsanız kesinlikle tavsiye ederim.
 
 
 
Internetten araştırdığımızda, dört farklı ton çıkıyor ama ben Türkiye'de sadece benim kullandığım (en sağdaki) tonu ile, onun yanındaki hafif şeftali tonlu olanlarını gördüm. Diğerleri belki henüz gelmemiştir veya bana denk gelmiştir. Şeftali tonlarının da yanakta son derece güzel duracağını tahmin ediyorum. Elimdeki allık bolluğu biraz azaldığında, sanırım şeftali tonlu olanını da deneyeceğim :) 





18 Ocak 2017 Çarşamba

Yves Rocher : Bitkisel Tırnak Bakım İksiri

 
Biz hanımların bakımıyla en çok uğraştığımız yerlerinden biri de elleri ve tırnaklarıdır kuşkusuz. Çünkü sürekli göz önünde, sürekli bizim de gözümüze takılan bir yerdeler :)
 
Özellikle sıkça bilgisayar kullananların en çok şikayetçi olduğu şeylerden biri de uçları çabuk kırılan tırnaklar.
 
Bir sene kadar önce, kolay uzamayan, uzamasıyla kırılması bir olan tırnaklara sahiptim. İncecik, kat kat ayrılan tırnaklarım için vitamin takviyesi ile birlikte iyi bir ürün ararken Yves Rocher markasının jojoba yağı içerikli bu tırnak bakım yağına denk geldim.
 
Yves Rocher bitkisel içerikli ürünleri sebebiyle tercih ettiğim, bana temiz ve güvenli gelen bir marka. Aldığım dönemlerde yağın fiyatı 10-TL civarında idi. Bu sabah sitesinden baktığımda 9,54-TL olduğunu ve %40 indirimde olduğunu gördüm. Normal satış fiyatı olarak 15,90-TL denmiş. Aşağıda yağ ile ilgili yorumlarımı yazdım. Almak isteyenler indirimdeyken kaçırmasın derim :) 
 
 
 
 
5 ml yani 0,16 oz'luk şişelerde satılıyor bu yağ. Ve bir senedir kullandığım halde halen yarısından az bir kısmı duruyor gördüğünüz gibi. %100 Jojoba yağı olduğu söyleniyor. Ben iş yerimde gözümün önünde bir yerlerde tuttuğum için haftada iki-üç kez bu ürünü kullanma fırsatım oluyor.
 
 
 
 
Oje gibi bir sürümü var ve yağ ziyan olmuyor. Tırnak kenarlarınıza sürüp masajla yediriyorsunuz. Kalanı da ellerinize sürün gitsin. Açıkçası bu üründen sonra tırnaklarımın katlara ayrılması ve kırılması oldukça azaldı. Tırnak etlerimin de yumuşadığını söylemeliyim.
 
Elde aşırı yağlı ve rahatsız edici bir his bırakmıyor oluşu da cabası. Yağın herhangi bir kokusu yok.
 
Ürünün web sayfasındaki açıklaması ise şu şekilde: "Bakımlı ve parlak tırnaklara sahip olmak istiyorsanız Bitkisel Tırnak Bakım İksiri tam size göre! Sağlıkla ışıldayan tırnaklar için mucizevi çözüm sunan iksir, %100 bitkisel içeriği ile tırnakları derinlemesine besler, nemlendirir, güçlü ve sağlıklı bir görünüm kazandırır. Güçlenen tırnaklarınız canlanırken, elleriniz doğal güzelliğine yeniden kavuşur. Dermatolojik kontrol altında test edilmiştir. "

 
 
Kısacası ben bu ürünü aldığım ve kullandığım için mutlu ve memnunum. Bitince aynı ürünü mü alırım başka bir ürün mü denerim bilmiyorum ama var olduğu müddetçe bu yağı kullanmaya devam edeceğim. Bir yıl önce hiç uzamayan tırnaklarımın artık uzuyor olduğu hali yukarıda görebilirsiniz.
 
Elbette yağın yanı sıra beslenmeme ve su tüketimime fazlasıyla dikkat etttiğimi, tırnaklarımı mümkün mertebe ojesiz bırakmamaya çalıştığımı da söyleyebilirim. Çok çok beğensem de kalıcı ojeden de uzak duruyorum. Çünkü tırnaktan çıkma aşamasında tırnaklarıma ciddi zarar verdiğini farkettim. O yüzden her hafta çeşit çeşit farklı ojeler sürüp kendimi mutlu ediyorum.
 
Sizin de kullandığınız ve önerebileceğiniz böyle mucizevi tırnak bakım ürünleri var mı?
 
YILDIZLARA YAKIN KALIN! :) 

17 Ocak 2017 Salı

Merhaba Yazısı : Akne ve İzlerimden Nasıl Kurtuldum?

Merhaba bloggerlar, blog takip etmeyi sevenler...

Merhaba bir şekilde yolu, yeni açtığım bu blogla kesişenler...

Aslında blog yazmak, yıllardır arzu ettiğim ama gerek iş nedeniyle, gerekse bir türlü harekete geçememem sebebiyle içinde olamadığım bir eylem. Ama bugün şeytanın bacağını kırdığım gün ve ilk blog yazımda sizlerle olmaktan mutluluk duyuyorum!
 
Blogumda bakıma, makyaja, güzelliğe, sağlığa ve diyete dair, hayat tarzım haline getirdiğim ve kendi uyguladığım her şeyi, tüm açık kalpliliğimle ve samimi önerilerim ve eleştirilerimle sizlerle paylaşacağım diyor ve kurdeleyi kesiyorum :)
 
 
 
Bu ilk yazımda size, sonradan ortaya çıkan aknelerimden ve akabindeki akne izlerinden nasıl kurtulduğumu anlatacağım...
 
2016 senesinin yazında yaptığım güzel Çeşme tatili ile başladı her şey... Güneş, deniz derken tam istediğim gibi bronzlaştım ve halimden gayet memnundum... Tatil dönüşü yüzümde bir şeyler çıkmaya başladı. Önce çok aldırış etmesem de zamanla büyüyen, önünü alamadığım ve korkunç görünümlü fısırtılar akneye, iltihaba ve büyük sivilcelere dönüşmeye başladı... Aynaya bakıp halime yanmaya başlamıştım artık. Aşağıda, aknelerimin yavaş yavaş dayanılmaz hale gelmeye başladığı ilk anlardan bir kareyi görüyorsunuz :)
 

 
Bebek poposu tabir edilen yüzümün bu hale gelmesi, beni mecburen çözümler aramaya itti. Önce bir süre makyaj yapmaya ara verdim. Yüzümün temizliğini artırdım, maskeler uyguladım. Bana mısın demedi maalesef. Soluğu doktorda almak zorunda kaldım. İzlere kadar olan bölümde, doktorun tavsiyeleri ile ilerledim. İzleri yok etmekse tamamen kendi başarım :)
 
Doktor öncelikle Benzamycin adlı ünlü antibiyotikli akne kremini ve Bioderma'nın aşağıda fotoğrafını göreceğiniz temizleyicisi ile nemlendiricisini kullanmamı istedi.
 
Bioderma'nın bu ürünlerini ilk kullanmaya başladığımda, cildimde yanma ve  batma oldu ilk on beş dakika kadar. Bu durum bir hafta sürdü. Doktorum normal olduğunu söyleyince, kullanmaya devam ettim. Öncelikle nemlendirici krem (sağdaki) o kadar az gramajlı ki, 67-TL'ye satılan bu ürünü kısa sürede bitirip ikinci kutuyu almak durumunda kaldım. Kampanyalı dermokozmetik sitelerini takip etmekte fayda var. Yıkama jeli ise devasa boyutta ve bir alana bir bedava kampanyalı olduğundan, oldukça uygun fiyatlı olduğunu söyleyebilirim. Bioderma'nın bu serisi, ciltteki sebum dengesini ayarlayarak aknelerin oluşumunu önce durdurmaya, sonra tümüyle ortadan kaldırmaya hedefli.
 
İşin ilginci, bu ürünleri kullanmamın on beşinci gününde, sivilcelerim artmaya devam etti. Bazı web sitelerinde, bu ürünün ciltte önce kusma yaptığını ve sonra tedaviye başladığını okusam da, doktorumdan bu bilgiyi teyit edemedim.
 
 
 
Gün aşırı yüzümde iki saat beklettiğim Benzamycin krem ve yukarıda belirttiğim Bioderma serisi ile bir buçuk ay sonra yüzüm, yukarıda görülen şekle gelmişti. Açıkçası izler rahatsız edici halde idi. Kısmen arada sivilceler de çıkıyordu ama eskisinden kesinlikle iyi durumdaydı.
 
Benzamycin kullanmayı durdurdum ve Bioderma ürünlerini kullanmaya devam ettim.
 
Yerli - yabancı kaynaklardan araştırmalarım neticesinde, Aknicare adlı iddialı akne losyonu ile tanıştım.
 
 
Ürün o esnada tesadüfen 1v1y.com internet sitesinde kampanyada idi... Dermokozmetik ürünlerinde yapılan kampanyalara bayılıyorum :) Hemen bir tane sipariş ettim. 86-TL civarındaki bu ürünü, Bioderma ürünlerine ek kullanmaya başladım. Tek tük çıkmaya devam eden sivilceler üzerinde gerçekten kısa sürede etkili oldu bu ürün. Sivilceler yerini tümüyle izlere terketti.
 
Artık izlerle mücadeleye hazırdım :)
 
 
Internette araştırdığınızda, rakamı binlerce lirayı bulan ve leke giderme-ton dengeleme vaat eden yüzlerce ürünle karşılaşıyorsunuz. Nedense içimden bir ses, tedavinin bu kadar lira uzakta olmadığını söylüyordu. Nitekim araştırmalarım neticesinde, eczanelerde yanlış olmasın ama sanıyorum 9-10 TL civarına satılan Expigment isimli kremin tam da aradığım ürün olduğunu keşfettim.
 
Aknicare, Bioderma combosuna ilaveten akşamları Expigment krem kullanmaya başladım. Fotoğrafta gördüğünüz üzere, bir hafta içerisinde yüzümde kızarmalar, cildimde soyulmalar oluşmaya başladı. Bildiğiniz deri değiştiriyordum yani :) Yanmalara karşın, kullanma talimatlarını son derece dikkatlice uyguluyor ve yüzüme çok ince bir tabaka halinde bu ürünleri sürüyordum.
 
Ve aşağıda bugün itibarıyla cildimin son halini paylaşıyorum sizlerle :)
 
YILDIZLARA YAKIN iftiharla sunar :)
 
 
 
 
Ta ta ta taaaaammmm :)
 
Bioderma ürünlerini hala kullandığımı, yüzümde nadiren akne çıkarsa hemen Aknicare ile kontrol altına aldığımı ve yüzümü sabah ve akşam çok iyi şekilde temizlediğimi söylemeliyim.
 
Size şunu söyleyebilirim ki, akne ve izlerden kurtulmanın, kilo vermeye çalışmaktan hiçbir farkı yok... Tümüyle sabır-sebat istiyor ve neticeyi görebilmek için acele etmemeniz gerekiyor. Ben Eylül - Ocak ayları arasında bu sonuca ulaştım. Bir daha da bu "bebek poposu" görünümden uzaklaşmak istemiyorum...
 
Bu tür aknelerin çıkma sebebinin, yüze sürülen güneş yağları, beslenme hataları ve yoğun stres olabileceğini iletmişti sevgili dermatoloğum... Stresten uzak durmak belki mümkün değil ama beslenme hataları ve yanlış kozmetik ürünlerden uzak durmak elimizde.
 
Birine iyi gelenin bir diğerine iyi gelmeyebileceğini söylemeden geçemeyeceğim :) Dolayısıyla yukarıda anlattıklarım tamamen kendime özgü yöntemler olup, tedavi tavsiyesi değildir.
 
Her türlü sorunuz için bana goddess.artemis83@gmail.com adresinden ulaşabilirsiniz. 



Sizlerle ilk yazımı paylaşmış olmanın mutluluğu içindeyim. En kısa sürede tekrar burada olmayı ümit ediyorum.

YILDIZLARA YAKIN KALIN ! :)